 |
|
|
 |
|
|
Kültür
Bakanlığı ve Ege Üniversitesi adına, Komili Firmasının sporsorluğunda
ve Urla Belediyesinin büyük katkıları ile yürütülen Klazomenai
örenyerindeki arkeolojik kazılarda M.ö. 6. yüzyıla tarihlenen
bir zeytinyağı işliği açığa çıkarılmıştır. Bu işlikte, çağdaşlarına
göre ileri bir teknolojinin kullanılmış olması, Anadolu'nun
eski çağlarda zeytinyağı üretimine küçümsenemeyecek katkılarının
bulunduğuna işaret etmektedir. Kazısı ve tekrar ayağa kaldırma
işlemleri Komili Firması tarafından desteklenen Klazomenai işliğinin
işaret ettiği gibi, zeytin ağacı ve zeytinyağı teknolojisine
yönelik yeni araştırmaların, Anadolu'nun eskiçağlarda zeytinyağı
üretimi alanındaki konumunu daha kesin olarak belirleyeceği
ve bugüne kadar kabul edilen görüşlere yeni boyutlar kazandıracağı
kanısı güçlenmektedir. |
|
|
|
 |
Klazomenai
zeytinyağı üretim işliği, Anadolu’da yürütülen bilimsel kazılarda,
bütün alt yapı elemanları ile birlikte açığa çıkarılan ilk örnektir.
Diğer bir yandan da zeytinyağı üretimi yapan, fabrika niteliğine
ulaşmış işliklerin Anadolu’da ele geçen şimdilik en eski örneği
olma özelliklerini taşımaktadır. İşliğin bu özelliklerini ve
Anadolu'da zeytinin tarihi üzerine yapılan araştırmaların yok
denecek kadar az olmasını gözönünde tutan Komili Zeytinyağları
Firması, zeytinyağı teknolojisinin tarihi üzerine yapılacak
araştırmaları desteklemeye karar vermiş ve bu kapsamda Klazomenai
işliğinin kazısının tamamlanması ve tekrar ayağa kaldırılması
konularında bir proje geliştirmiştir. Komili Firması, projenin
kendi ürünleri ile örtüşmesinin yanısıra, zeytinyağının tarihi
ve kültürel yanına ışık tutacağı gerekçesi ile bu projenin sponsorluğunu
da üstlenmiştir. Projenin ilk ayağını işliğin kazısının bitirilmesi
ve çevre düzenlemesi oluşturmaktadır. İkinci aşama, işliğin
ve depolarının aslına uygun bir şekilde tekrar ayağa kaldırılması
çalışmalarını içermektedir. Projenin son aşaması, ayağa kaldırılan
işliğin çevresinde eski çağlardan günümüze kadar zeytinyağı
üretiminde kullanılan arkeolojik ve etnografik nitelikli gereçlerin
sergileneceği, zeytin ve zeytinyağı ile ilgili bir teknoloji
müzesi oluşturmayı amaçlamaktadır. |
|
 |
|
|
|
|
|
| |
 |
|
|
Akdeniz
havzası bir yandan bizi kuşatan uygarlığın beşiği, diğer bir
yandan da zeytin ağacının yurdudur. Eski çağda Yunanlı ve
Romalılar için zeytin ağacı kültür bitkileri arasında en değerlisi
idi. Şair Vergilius, meyvelerinin verimli, etli ve barışa
adanmış olmasından dolayı insanların zeytin ile beslenmeleri
gerektiğini vurgularken, ondan yaklaşik 90 yıl sonra M.s.
60 yılında Romalı tarım uzmanı Lucius Junius Moderatus Columella
«olea prima omnium arborum est» diyerek, diğer ağaçlar arasında
zeytini en ön sıraya yerleştirmektedir.
Gerçekten
de eski çağ dünyasında bu kadar değerli, bu kadar yararlı
ve Akdeniz havzasının insanları tarafından bu kadar saygı
gören başka bir ağaç yoktur. Eski çağın barışcıl yarışmalarında
galip gelenler ve bunun yanısıra kanlı savaşlarda kahramanlık
gösterenler zeytin ağacının dalından örülmüş çelenklerle ödüllendirilmişlerdir.
Toplumların zenginlikleri ve refahları zeytine bağlı olmuştur.
Besin değerinin yanısıra, o günkü dünyanın pek çok önemli
kişisinin saç bakımı zeytinyağı ile yapılmıştır. Meyvesi,
bugün de olduğu gibi vazgeçilmez bir besin kaynağıdır. Aydınlanmanın
ana maddesidir. Vücudun yağlanmasında ve parfüm yapımında
kullanılan zeytinyağı, cilt bakımının en önemli ve çok değer
verilen bir maddesi, ayrıca ölü gömme törenlerinin ve dini
törenlerin başta gelen bir unsuru olmuştur. Diğer ülkelerle
yapılan ticarette, kendisinde bulunmayan bir malın karşı taraftan
sağlanmasında zeytin ürünleri her zaman rağbet gören bir takas
maddesi niteliğine ulaşmıştır.
|
|
|
|
| |
 |
Gerçekten
de eski çağ dünyasında bu kadar değerli, bu kadar yararlı ve
Akdeniz havzasının insanları tarafından bu kadar saygı gören
başka bir ağaç yoktur. Eski çağın barışcıl yarışmalarında galip
gelenler ve bunun yanısıra kanlı savaşlarda kahramanlık gösterenler
zeytin ağacının dalından örülmüş çelenklerle ödüllendirilmişlerdir.
Toplumların zenginlikleri ve refahları zeytine bağlı olmuştur.
Besin değerinin yanısıra, o günkü dünyanın pek çok önemli kişisinin
saç bakımı zeytinyağı ile yapılmıştır. Meyvesi, bugün de olduğu
gibi vazgeçilmez bir besin kaynağıdır. Aydınlanmanın ana maddesidir.
Vücudun yağlanmasında ve parfüm yapımında kullanılan zeytinyağı,
cilt bakımının en önemli ve çok değer verilen bir maddesi, ayrıca
ölü gömme törenlerinin ve dini törenlerin başta gelen bir unsuru
olmuştur. Diğer ülkelerle yapılan ticarette, kendisinde bulunmayan
bir malın karşı taraftan sağlanmasında zeytin ürünleri her zaman
rağbet gören bir takas maddesi niteliğine ulaşmıştır.
|
|
 |
|
|
|
 |
|
|
Yurdumuzda
eski çağlardaki zeytin ağacı ve zeytinyağı üretimine yönelik
paleobotanik ve arkeolojik araştırmaların henüz yeterli düzeye
ulaşamamış olmasından dolayı, Anadolu'nun bu gelişim ve yayılma
süreci içindeki konumu yeterince vurgulanamamaktadır. Zeytinin
Anadolu'daki tarihi bu güne kadar ayrıntılı bir şekilde ele
alınmamış olmakla birlikte, bu topraklarda da zeytin ve zeytinyağı
üretimi kuşkusuz geriye, çok daha eski tarihlere gitmektedir.
Tarih öncesi dönemlere ait yerleşmelerde, zeytinyağı üretiminde
kullanılmış olduğu anlaşılan araçlar bulunmuştur. Bu tür merkezlerde,
karbonlaşmış zeytin çekirdekleri, zeytin meyvesinin içerdiği
su ve işlemi kolaylaştırmak için kullanılan sıcak su ile karışmış
durumdaki zeytinyağını ayrıştırmaya yönelik toprak kaplar,
zeytin meyvelerini ezmeye yarayabilecek küçük el havanları
veya öğütme taşları açığa çıkarılmıştır. Ankara Üniversitesi
öğretim üyesi Hayat Erkanal'ın Urla'da, Limantepe ve Menderes'te
Baklatepe höyüklerinde yürütmekte olduğu kazılarda, M.ö. 3000
ve 2000 yıllarına tarihlenen benzer araçlar gün ışığına çıkarılmıştır.
Ancak, bütün bu buluntular taşınabilir niteliktedirler ve
öngörülen yerde kurulmuş, sürekli yağ üretimi yapan özelliklerde
ve büyük kapasitedeki üretimleri amaçlayan bir işlikten çok,
evlerde küçük bir çevrenin yağ gereksinimini karşılamaya yönelik
sınırlı ölçeklerdeki üretimlere işaret etmektedirler.
|
|
|
|
 |
Anadolu arkeolojisinde
bugüne kadar incelenmiş ve büyük ölçeklerde üretim yapabilir
nitelikteki zeytinyağı üretim tesisleri en erken Roma ve Bizans
dönemlerine tarihlenmektedir. Muğla Üniversitesi öğretim üyesi
Adnan Diler’in Akdeniz bölgesinde yaptığı yüzey araştırmaları,
bu konudaki ilk ve öncü çalışmalar olma özelliğini taşımaktadır.
Kazı yapmaksızın, yüzeyden derlediği buluntular üzerinde incelemelerini
sürdüren araştırmacı, işliklere ait tarihleyici nitelikteki
küçük buluntulara ulaşamadığı için, incelediklerini ancak
Anadolu dışındaki merkezlerde açığa çıkarılan örneklerle karşılaştırmalar
yaparak ve eski kaynakların verdiği bilgilere dayanarak tarihlemektedir.
Klazomenai işliği ise içinde kendi dönemine ait ve tarihleyici
nitelikteki küçük buluntularla birlikte açığa çıkarılmıştır.
Bu buluntuların bize verdiği tarihlere göre Urla’da kazısı
yapılmakta olan işlik M.ö. 6. yüzyılın ilk yarısında kurulmuştur.
Bu işlik yüzyılın ortasında, Perslerin, Lydia krallığı ile
birlikte İyon kentlerini de ele geçirdikleri dönemde terk
edilmiş, yüzyılın son dörtlüğü içinde ise, yeni düzenlemelerle
tekrar kullanılmıştır. Tüm yerleşmede de izlenebildiği gibi,
bu tesis M.ö. 500 dolaylarında, İyonya ayaklanması sırasında
bir daha terkedilmiş ve daha sonra da kullanılmamıştır. M.ö.
4. yüzyılda işliğin bulunduğu alan üzerine inşa edilen büyük
bir yapı için gerekli tesviye çalışmaları sırasında, kaya
içine oyularak yapılan tesisin içi doldurulmuş, üzeri örtülmüş
ve kayaya oyulmuş alt yapısı bu şekilde günümüze kadar korunup
gelmiştir.
|
|
|
Zeytinyağı
Mucizedir
|
|
|
|
 |
Klazomenai
Zeytinyağı İşliği Kazısı Komili Zeytinyağları için
Green Active PR tarafından projelendirilmiştir.
|
|
|
|
|