 |
|
İŞLİĞİN
1. EVRESİ
|
 |
|
|
Üretim
bölümü planında mavi renkle vurgulanan ve 2, 3 ve 4 sayıları
ile belirtilen çukurların, işliğin 1. evresine ait oldukları
anlaşılmaktadır. Her üç çukur da M.ö. 6. yüzyıl içerisinde doldurulmuş,
diğer bir deyimle kullanımdan çıkarılmışlardır. İçlerinde dolgu
malzemesi olarak kullanılan anakaya yongaları, 2. evre çukurlarının
oyulması sırasında açığa çıkmış ve bunların bir kısmı ile bu
üç çukur doldurulmuştur. |
|
|
|
 |
İlk
evreye ait çukurlar arasında 2 no. ile belirtilmiş olanı, baskı
kolunun uç kısmının dayandığı ahşap dikmelerin yerleştirilmesi
için oyulmuştur. Çukurun karşilıklı her iki yan duvarına yatay
olarak oyulmuş oluklara yerleştirilen kalasların baskı kolu
ucunun dayandığı dikmelere bağlanması ile, baskı sırasında yukarıya
doğru çekilmeye zorlanan dikmelerin yuvalarından çıkması önlenmiş
olmaktadır. Dikmeler için açılmış çukurun dar olmasına bakıldığında,
bu presde, düz ve tek parçalı bir baskı kolunun kullanıldığı
anlaşilmaktadır. Doğu Akdeniz havzasında, İsrail ve Kıbrıs'daki
benzer işliklerde baskı kolunun ucu, taştan özel olarak yontulmuş
dikmelerdeki yarıklara veya dayanıklı taş duvarlar içine açılmış
özel yuvalara sokulurken, Klazomenai işliğinde ahşap dikmeler
kullanıldığı anlaşilmaktadır. Bunun iki nedeni vardır:
a)
Klazomenai’de bütün dönemlerde, yapıların temel ve subasman
kısımları taş, duvarlar ise 40-50 santimetre yükseklikteki
subasman üzerine, yaklaşik olarak 40 x 40 santimetre boyutlarındaki
kerpiçlerle inşa edilmiştir. Güneşte kurutulmuş tuğla olarak
da nitelendirilen kerpiçin gevrek, kolay dağılabilir ve hafif
yapısı, baskı kolunun ucu için yeterli sağlamlıkta bir dayanak
noktası oluşturmamaktadır.
b)
Urla dolaylarının yerli taşı olan marn ve kireç taşı kayalarının
bir yandan kolayca aşınabilir yumuşaklıktaki yapıları, diğer
bir yandan da büyük blokların elde edilmesine veya ayrıntılı
bir şekilde işlenmesine olanak vermeyecek nitelikte gevrek
ve ince tabakalar halinde ele geçmeleri, Klazomenai işliğinde
dikmelerin ahşaptan yapılmaları zorunluluğunu getirmiştir.
Baskı
kolu ucunun desteklendiği dikmeler için oyulmuş çukurun, işliğin
güney-doğu köşesine yakın oluşu, baskı kolunun doğuya doğru
uzatıldığını ve dolayısı ile baskı tezgahının da dikmelerin
doğusuna yerleştirildiğini göstermektedir. Dikmeler için açılmış
yuvanın hemen doğusunda, 1. evre planında 3 sayısı ile tanıtılan
ve anakayanın içine düzgün bir şekilde oyulmuş kazan şekilli
çukur, presleme sırasında tezgahtan aşağıya sızan, su ile
karışık durumdaki yağı yakalamayı amaçlamaktadır. 2. kullanım
evresine ait pres tezgahının altında da kayaya oyulmuş benzer
şekilli iki çukur bulunmaktadır.
Baskı
tezgahının şeklinin nasıl olduğunu belirlemeye yarayacak veriler
ele geçmemiştir. Ancak, bu tezgahın baskı sırasında alta sızan
yağı yakalamaya yarayan 3 no.lu çukuru ortalayacak şekilde
yerleştirilmiş, küçük boyutlu ve altının boş olduğu varsayılmalıdır.
Bugün Boston, Museum of Fine Arts’da korunmakta olan, M.ö.
6. yüzyılın sonlarına tarihlenen, Attika‘da üretilmiş ve skyphos
adı verilen bir içki kabı üzerindeki sahnede konu olarak zeytinyağı
üretimi seçilmiştir. Buradaki baskı tezgahının oluklu tablası,
masaya benzer dört ayaklı bir altyapı üzerinde durmaktadır.
Masa şekilli bu tezgahın altının boş olduğu, ayaklar arasına
beyaz boya kullanılarak çizilmiş bir kaz figürü ile de vurgulanmıştır.
Boston vazosu ile Klazomenai işliğinin birbirlerine yakın
tarihleri gözönünde tutulduğunda, işliğinin 1. evresi için
de bu vazo üzerinde görülen masa şekilli baskı tezgahının
bir benzeri düşünülmelidir.
|
|
|
 |
Değirmende
ezilip püre kıvamına getirilen zeytin hamurunun doldurulduğu
keçi kılından yapılmış yassı torbaların baskı tezgahında üstüste
dizilip, bunların üzerine baskı kolu aracılığı ile basınç uygulanması
sonucunda açığa çıkan yağ ve su karışımın ayrıştırılması işlemi,
bu sisteme en yakın eleman olan 4 no.lu çukurda gerçekleştirilmiş
olmalıdır. Çevresine göre 70 santimetre kadar derin olan bu
çukura yerleştirilmiş bir kabın (günümüzde üreticiler arasındaki
adı polim veya polima) içine baskı tezgahından gelen oluk şeklindeki
bir araç ile yağ-su karışımı sıvı akıtılmaktadır. Karışım bu
kabın içinde beklerken zeytinyağı ve kara su olarak birbirinden
ayrılmaktadır. Boston'daki Attika skyphosu üzerinde tasvir edilen
baskı düzeneğinde, tezgah tablası üzerinde toplanan yağ-su karışımı
sıvı bir oluk aracılığı ile krater adı verilen büyük bir kap
içine akıtılmaktadır. Buradaki dinlenme sırasında doğası gereği
üstte kalan yağ, kepçelerle veya benzeri gereçlerle başka kaplara
aktarılmaktadır. |
|
 |
|
|
 |
|
|
Bu
işlemlerin ardından, yağın içinde kısmen kalmış olan suyu ve
presleme sırasında kıl torbalardan kaçıp yağa karışan küçük
zeytin parçacıklarından oluşan posayı temizleme işlemi yapılmış
olmalıdır. Bugünkü işliklerde de hala kullanılan ve süzgü adı
ile tanınan basit bir düzeneğin kökü kuşkusuz eski çağlara gitmektedir.
Bu kap, dibine yakın bölümünde, birbirinden farklı seviyelerde
iki musluğu (akıtıcıları) olan bir kaptır. Temizlenmesi istenen
yağ, üzerine sıcak su eklenerek bu kabın içinde bekletilir ve
bir süre sonra alttaki musluk açılarak dibe çökmüş olan su ve
tortu temiz yağ gelinceye kadar akıtılır. Bugünkü zeytinyağı
işliklerinde halen kullanılan basit zeytinyağı süzgüleri metalden
yapılmışlardır. Ancak, Urla’nın Zeytineli köyünde, terkedilmiş
bir işlikte topraktan yapılmış bir yağ süzgüsü görülmektedir.
Suyun ve posanın akıtılması işleminden sonra süzgü kabının içinde
temizlenmiş olarak kalan yağ, esas depolanacağı küp gibi büyük
kaplara boşaltılmaktadır. Klazomenai zeytinyağı işliğinin kuzey
duvarına bitişik deposunda bu küplerden bir tanesi anakayaya
oyulmuş bir çukur içine yerleştirilmiş olarak günümüze kadar
korunup gelebilmiştir. |
|
|
|
 |
Klazomenai
işliğinin her iki evresine ait tüm elemanlar arasında, zeytin
tanelerinin hamur haline getirilmesi için gerekli bir tek düzenek
belirlenebilmektedir. İşlik planında 1 sayısı ile tanımlanan
çukur, Ertan İplikçi tarafından aşağıda görüldüğü gibi yuvarlak
bir havuz içinde dönen geniş taş tamburlu değirmen olarak tamamlanmıştır.
İsrail’de kazısı yapılan antik çağ zeytinyağı üretim işliklerinde
ele geçen buluntular, zeytinin hamur haline getirilmesinde taş
merdanelerin de kullanılmış olduğunu göstermektedir. Bu örneklerde,
dikdörtgen bir havuz içine dökülen zeytinlerin üzerinde bir
taş merdane ileri geri hareket ettirilerek, preslenebilecek
kıvamdaki hamurun elde edildiği belirlenmiştir. Klazomenai işliğinin
kazısı sırasında, 1. evre deposunun dolgusu içinde böyle bir
merdaneye ait olabilecek, sert taştan yontulmuş, silindir şekilli
ve ekseni boydan boya delinmiş bir tambur ele geçmiştir. Ancak
işlikte, içinde bu merdane ile çalışılabilecek, Anadolu dışındaki
örneklerin benzeri bir havuz yoktur. Eldeki verilere göre, işliğin
her iki evresinde de aynı zeytin kırma değirmeninin kullanılmış
olduğu varsayımı ağırlık kazanmaktadır. |
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|